Şehirde Yaşam

Modern şehir insanı, o koşturmacalı yaşamına devam ederken, birçok işini araya sıkıştırıyor, programı her zaman çok yoğun! Sürekli bir koşturma içinde, eğer çalışıyorsa zaten gününün oldukça büyük kısmını işte geçiriyor. Sonrasında kalan zamanda, ailesiyle ilgilenmek istiyor, çocuklarının iyi eğitim aldığından, doğru beslendiğinden, yalnız kalmadığından emin olmak istiyor.

Bununla da bitmiyor elbette, kendisine de vakit ayırması lazım. aileye, eve vakit ayırmak çocuğu kurstan kursa, koleje bırakıp almak, zaten yeterince vakit almıyormuş gibi bir de ince kalmak, ağrılardan kurtulmak için spor yapmak gerekiyor, zaten modern hayat öyle bir şey mutlaka yapmanız gereken aktiviteler var, spor yapmak da bunlardan biri. Spor salonlarına gitmekse insanın 2-3 saatini rahatlıkla alabilecek bir aktivite. Git, üstünü değiş, salon ayakkabılarını giy, hadi kardiyodan başlayıp biraz ısınalım. Ne demişti sadece kayıt günü gördüğünüz spor hocası; önce yarım saat kardiyo yapın, sonra ağırlık kaldırın 3 set yapın vesaire vesaire. Kulaklığı takıp koşu bandında başlıyor hiç bir yere varmayan yürüyüşünüz!

Ne okumuştunuz, nabzınızı belli bir sayıya çıkarmalısınız ki yağ yaksın vücudunuz, hadi bakalım adımları sıklaştırıyorsunuz, nabız yükseliyor yükseliyor evet buralar iyi, biraz koşturur gibi ama olsun yağ yaksın da..

Adımlarınız koşu bandına pat pat vuruyor, yolda yürümekten biraz farklı bilek diz ve kalça eklemlerinize fazladan baskı oluyor, eklemlerinizi yıpratıyor yavaş yavaş ama olsun daha gençsiniz sizi uzun süre idare edecek o eklemler, hem yağ yakmanın başka yolu var mı, daha zayıf olmak için kardiyodan başka ne yapılır ki!

Hiçbir yere varmayan yürüyüşünüz bi süre sonra bitiyor, ağırlıkların altına giriyorsunuz, kaldır indir, kaldır indir, ne demişti 3 set yap, du biraz dinleneyim, şu vitamin bara bi uğrayın hem biraz laflamak da iyi gelir, portakal suyunda C vitamini var içer miydiniz biraz, aman dikkat yürüyüşte verdiğiniz 200 kaloriyi bir anda geri mi alacaksınız, üstelik o kadar ter döktükten sonra.. 

Ağırlık kaldırmaya geri dönseniz de şu spor salonu bugünlük bitse keşke, instagram’da mutlaka ilgi çekici birşeyler var, telefonlar whatsapp mesajları bombardıman altındasınız.

Bugünlük tüm ağırlıkları çalışmasanız olmaz mı, eve yetişmek lazım, hadi sadece bacak çalışalım zaten şikayetiniz kalça ve bacaklarda, ah o basenler biraz çalışalım hadi, 3 set değil de 2 set olsun yapın bari. 

Sahi siz spor yaparken neden yapıyorsunuz, yani o ağırlıkları neden indirip kaldırıyorsunuz, amacınız kas gelişimiyle incelmek değil mi? Ama beyniniz bu konuda isteksiz çünkü ona yeterince anlatamadınız, zaten yapabildiğiniz ve kendinizi zorlamadığınız bir egzersiz programında beyin kas dokusunu arttırmada isteksiz davranır, çünkü yağ biriktirmeyi daha çok sever, oysa kas dokusunu arttırırsa enerjisini, kaynaklarını tüketmesi gerekecek. Ona net bir şekilde anlatmazsanız, yani istediğiniz hareketleri zaten yapabiliyorsa geliştirmeyecek kendini. 

Yapmanız gereken kaslarınızı zorlamak ve yapamayacağınız noktaları bulmak. İnsan bunu tek başına kolayca yapamaz, kimse kendini çok zorlamak istemez ya da zorlandım, bittim dediği noktada aslında birkaç tekrarı yapabilecek durumdadır, sadece beyni ona yeter daha fazla zorlama kendini diyerek konfor alanından çıkmak istemiyordur.

Spor salonuna ayırmayı planladığınız vakti ya da içeride geçirdiğiniz zamanın verimliliğini sabote edebilecek çok şey var gördüğünüz gibi..

Gelin o zaman ortaya çıkan bu soruna bir çözüm bulalım; mesela antrenman süresini kısaltsak 25 dakikaya düşürsek ve yanınızda fizyoterapistiniz olsa, antrenmanınız çok daha verimli geçer ve bölünme ihtimali de oldukça düşer. Üstelik Pros’Fit kas gelişim mekanizmasını çok iyi bilir ve uygular, bunu yaparken dünyanın en iyi fitness makinaları olan Nautilus markasını kullanır, ve uyguladığı özel teknikle 25 dakikada yoğun ve güvenli bir antrenman sunar.

Böylece kısa sürede hedef odaklı bir antrenmanla hızla istediğiniz sonuçlara ulaşırsınız, güçlü ve sağlam olursunuz.